İçeriğe geç

2 zamanlı ve 4 zamanlı motor nasıl anlaşılır ?

2 Zamanlı ve 4 Zamanlı Motor Nasıl Anlaşılır? Bir Yoldaşlık Hikayesi

Kayseri’nin sabahlarına özgü o hafif kararmış gökyüzü ve yavaşça uyanan şehir, bana her zaman bir şeyler anlatır. Öyle bir şehir ki burası, tam her şeyin yerli yerinde olduğu gibi görünür, ama bir adım daha atınca fark edersin ki, her şeyin içinde bir karmaşa gizlidir. Geçen hafta, bu şehrin sakin sokaklarında tek başıma yürürken, bir motosikletin sesine kulak verdim. O ses… Beni hem rahatsız etti hem de büyüledi. Bir an düşündüm, bu motor hangi tipti, 2 zamanlı mı 4 zamanlı mı? Gerçekten fark eder mi? Ve tam o an, bu sesin peşinden gitmeye karar verdim. Bu basit soruyla içimdeki kaygılar, heyecanlar ve bir yandan da hayal kırıklıkları bir araya geldi. İnsanın kalbi nasıl hızlanırsa, motor sesi de tam öyle hızlandı.

İlk Başlangıç: 2 Zamanlı Motorun Büyüsü

Bir zamanlar, babamın yaşadığı eski mahalledeki motosikletçilerle tanışmıştım. Onlar da hep o eski motosikletlerini tamir ederken bana bir şeyler öğretmeye çalışırlardı. Hatırlıyorum da, ilk defa 2 zamanlı motor hakkında bir şeyler öğrenmeye başladığımda, “Bu motorun sesi niye böyle?” diye sorup duruyordum. Sesini, o titreşimli patlamalarını, adeta içimde yankılanan o derin uğultusunu çok sevmiştim. Her şey o kadar hızlıydı, her şey bir aradaydı. Sanki motorun her hareketi bana bir şey anlatıyordu, sabahları uykusuz kalıp sabahları okula giderken, her sesi anlamaya çalıştığımda hayatın ne kadar karmaşık olduğunu fark ettim.

Bir gün, sokakta tamirci dükkanına giderken, çakır gözlü bir adam motorunu tamir ediyordu. O gün, ilk defa 2 zamanlı bir motorun sesini bir insan gibi duydum. Her patlama, bir insanın kalbinin atışı gibiydi. Bir an için, motordan çıkan o gaz kokusu, beni sarhoş etmişti. “İşte bu” demiştim kendi kendime, “2 zamanlı motor böyle anlaşılır.” Bir insanın içinde bir şeyler uyanırken, motorun her patlaması adeta onu dinler gibi oluyordum.

Ama o günden sonra bir şey fark ettim. Motorların sesi ve ruhu kadar, bu motorsikletlerin mekanizması da birer hikaye gibiydi. Birinin sesi hızlı ve vahşi, diğerinin ise sakin ve derindi.

Yavaşça Uyanan 4 Zamanlı Motor

Birkaç gün sonra, bir arkadaşımın motosikletine bindiğimde, o motorun sesi bambaşkaydı. İlk başta, oldukça alışılmadık bir sessizlik hissettim. Sadece lastiklerin yolda yaptığı hışırtı ve motorun bir ritmle çalışması… Bu ses, tıpkı bir insanın sessizce düşünerek yürüyüşe çıkması gibiydi. Yavaşça ama düzenli bir şekilde ilerliyorduk. “Bu motor 4 zamanlı,” demişti arkadaşım. O anda bir şey fark ettim: 4 zamanlı motorlar aslında daha “düşünceli”ydi. O kadar derin bir sessizlik vardı ki, bir şeyler içinde dönüp dolaşıyordu. İçimdeki hayal kırıklığı ise, motorun gücünü tam anlamış olmamamdan geliyordu.

İlk başta anlamış gibi oldum, ama motorun ne kadar az ses çıkardığını fark ettikçe daha çok kafam karıştı. “Neden 2 zamanlı kadar heyecanlı değildi?” diye sordum. Bu soruya verilen yanıt ise aslında bana hayatın nasıl akıp gittiğini, bazen biraz yavaşlamanın, düşünmenin gerektiğini hatırlattı. Yavaşça ama istikrarlı bir şekilde ilerlemek bazen ne kadar da iyi bir şeymiş meğerse. Ama bir yandan da hissettiğim bu hayal kırıklığı, bende bir boşluk bıraktı. Hızlıca geçen anların ardından sessizliğin tadını almak, bambaşka bir deneyimdi.

Hız ve Düşünce Arasındaki Fark

İstanbul’a gitmeye karar verdiğim bir hafta sonu, uzun bir yolculuğa çıktım. O yolculukta, arka planda motosikletlerin sesini duyarak ilerledim. Bazı motosikletler hep hızlıydı, bir patlamayla gülüp geçiyorlardı. Diğerleri ise yavaşça, düşünerek ilerliyorlardı. Benim içimde de bir karmaşa vardı. Bir yanda o eski hız, diğer yanda ise yavaşça ve sakin bir şekilde düşünme isteği.

Yavaşça, motorların tiplerini ayırt etmeye başladım. Bazen çok net bir şekilde 2 zamanlı motorun o hızlı patlamalarını duydum, bazen ise 4 zamanlı motorun sessiz, ama güçlü ilerleyişini… Bu ikisi arasında bir fark vardı, ama ben de fark ediyordum ki, bu fark, aslında bizim iç dünyamızla ne kadar örtüşüyordu.

Sonuç: Motorlar Gibi, Biz de Farklıyız

Bir motosikletin sesinden bu kadar şey öğrenmek ne kadar da tuhaf diye düşünebilirsiniz. Ama aslında hayatımda öğrendiğim en önemli şeylerden biri, bu motorların farklı seslerinin ve mekanizmalarının nasıl farklı kişilikleri ve bakış açılarını yansıttığıydı. 2 zamanlı motorlar, tıpkı hızlı düşünme ve hareket etme arzusunun simgesi gibiydi. Bir an önce her şeyi yapmak, bir an önce her şeyi yaşamak… 4 zamanlı motorlar ise, daha derin bir düşünme, belki de yavaşlamanın ve sakinleşmenin önemini anlatıyordu.

İçimdeki karışıklıkla, belki de 2 zamanlı motorun gücünü, hızını seviyorum ama aynı zamanda 4 zamanlı motorun o sakin, düzenli yapısını da kabul ediyorum. Belki de hayat, hız ve düşüncenin, gürültü ve sessizliğin arasında bir denge kurmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet mobil giriş