Maymuncuk Çelik Kapıyı Açar Mı?
Hayal Kırıklığına Uyanmak
Saat akşam yediydi. Kayseri’nin o tipik soğuk akşamlarından biriydi, dışarıda kar rüzgarla savruluyordu. Eve girdiğimde bir şey fark ettim. Kapı yerinde değildi. Üzerime ağır bir yük bindi. Hayatımda ilk defa, bir kapı benim için gerçekten kapalıydı. Çelik kapı, her ne kadar sağlam ve güvenli olsa da, o an bana adeta bir ceza gibi geliyordu.
Önce ne yapacağımı bilemedim. Çelik kapı… Hiç aklımda olmayan bir soru takılıverdi dilime: Maymuncuk çelik kapıyı açar mı?
Geceyi uykusuz geçireceğimi, kafamda deli sorularla sabahı zor edeceğimi hissettim. Saatler geçtikçe bu düşünce beni iyice sarstı. Her şeyin mükemmel olduğunu düşündüğüm anlar, küçük bir aksaklıkla yerle bir oluyordu. Hani insan bazen bir an için her şeyin yolunda gittiğini sanır, sonra bir bakarsınız, hiçbir şey beklediğiniz gibi gitmez. İşte o anlardan biriydi bu.
Bir Maymuncuk, Bir Kapı
İçimden geçenleri bir kenara bırakıp, biraz daha sakinleşmeye çalıştım. Çelik kapının önünde duruyordum. Kapı son derece sağlam görünüyordu. Ancak birkaç saniye sonra, arka cebimdeki maymuncuk da aklıma geldi. Beni en çok heyecanlandıran şeydi bu; sanki her şey birden benim kontrolüme geçmişti.
Kapıyı kırmadan açabileceğimi düşündüm. İçimden ‘yapabilirim’ diye mırıldandım. Bunu düşünmemin sebebi, geçen gün aldığım bir video dersiydi. Ya da belki bir dostumun bana kapı açma tekniklerini anlatmasıydı. O an, yalnızca o maymuncuk ve ben vardık. Kendimi bir kahraman gibi hissettim, çünkü o kapıyı açmak, bir yandan da içimdeki özgürlüğü keşfetmekti.
Ama içimde bir boşluk vardı. “Gerçekten açar mı?” diye sordum kendi kendime. Bu soru her şeyin önündeydi, bütün cesaretimi törpülemişti. Sonuçta bir çelik kapıydı ve ben bir maymuncuğa güveniyordum.
Umut ve Hayal Kırıklığı Arasında
Biraz sakinleştikten sonra maymuncuğu elime aldım. O kadar ince ve zarifti ki; sanki bir hırsız gibi hissediyordum. Ama ne de olsa ben sadece bir çözüm arıyordum. Maymuncuk çelik kapıyı açabilir miydi? Bunu öğrenmeliydim.
İlk hamleyi yaptım. Birkaç kez döndürdüm. O an, hiç beklemediğim kadar heyecanlandım. Her şey normal gidiyordu. Ama sonra bir şey fark ettim. Kapı hiç de öyle kolay açılacak gibi değildi. Maymuncuk sert bir şekilde direniyordu. Hayal kırıklığım, içimde biriken sinirle birleşti. “Hadi be!” dedim kendi kendime. “Bir dakika, ne yaptığını unutma. Sabırlı ol.” Ama sabır da yetersizdi.
Saatler geçtikçe umudum biraz daha azaldı. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, o kapı açılmıyordu. Maymuncuk çelik kapıyı açamıyordu. İçimde kırık bir umut vardı. Belki de bu tür problemleri çözmek için bazen başkasına ihtiyaç duyduğumuzu kabullenmeliydik. O an, yalnızca bir araçla ne kadar ilerleyebileceğimizi görmek gerekiyordu. Bir şeyin gücünü kendi başımıza anlayamayabiliyoruz, belki de bir yardım eline ihtiyaç var.
Sonuçta Ne Oldu?
Ertesi gün, kapıyı açmak için bir uzman çağırdım. Uzman kısa bir süre içinde çelik kapıyı açmayı başardı. O kadar çok rahatladım ki, sanki bir yükten kurtulmuş gibiydim. Bir şeyin açılmadığını görmek, sonra bunun üstesinden gelmek… Tüm bunlar insanı her yönüyle değiştiriyor.
Çelik kapı, hayatta karşımıza çıkan birçok engel gibi, bazen bizden daha sağlam oluyor. Ancak bazen, doğru zamanda doğru kişiyi ya da doğru çözümü bulmak önemli. Maymuncuk bazen işe yaramıyor, ama sabır ve yardımla her şeyin üstesinden gelinebiliyor. Bir kapıyı açmak, sadece fiziksel bir işlem değil; bazen içsel bir yolculuk, bir başkasına güvenme hikayesidir.
Sonuç olarak, hayatta her şeyin bir çözümü vardır, ama her çözümün doğru zamanlamayı gerektirdiğini unutmamalıyız. Maymuncuk belki o çelik kapıyı açamadı, ama ben bir ders aldım. Zorluklar gelip geçer, önemli olan onlarla nasıl başa çıkacağımızı bilmektir.