İçeriğe geç

Eski Türklerde tüz ne demek ?

Eski Türklerde Tüz Ne Demek?

Geçen hafta İzmir’de arkadaşlarla bir kafede oturuyoruz, kahvelerimizi yudumluyoruz, o sırada birden aklıma takıldı. “Eski Türklerde tüz ne demek?” diye sormadan edemedim. Tabii, herkesin gözleri benim gibi birinin bu tür sorular sormasından artık şaşırmıyor ama, yine de ortamı “bilimsel” bir şekilde bozmam lazım ya, durmadım.

Neyse, biraz araştırdım ve öğrendim ki, Eski Türklerde tüz kelimesi aslında çok ciddi bir kavram. Beni ilk başta ilgilendiren kısmı ise, ne kadar eski bir kavram olduğu ve günümüz Türkçesinde bile tam olarak nasıl kullanıldığının belirsizliği. Tüz, Eski Türkler için önemli bir şey, bir anlam taşıyor, ancak biz, bugünün modern insanları olarak – en azından çoğumuz – bu tür eski kavramları çoğu zaman anlamakta zorlanıyoruz. Bu yazıda da Eski Türklerde tüz ne demek, bunu anlamaya çalışırken biraz eğleneceğiz, bolca güleceğiz ama bir yandan da gerçekten ne olduğunu anlayacağız. O yüzden sakin olun, çok derinlere inmeyeceğim ama bir yerden sonra kafanıza yerleşip kalacak bu kelime.

Tüz Ne Demek?

Başta belirteyim, tüz, eski Türklerde bir tür kural ya da yasadır. Ama bu kurallar, bizim bildiğimiz hukuk sistemlerinden veya “yasa” dediğimiz sert, taş gibi şeylerden biraz farklı. Eski Türkler için tüz, daha çok toplumsal düzeni sağlayan, herkesin uyması gereken geleneksel kurallar anlamına geliyor. Ama bu kurallar, sadece kanunlar gibi soğuk, mekanik şeyler değil. Hani diyorsunuz ya, “Eğer biz o filmi izlerken popcornu almazsak, film nasıl izlenir?” işte o kadar temel, o kadar gündelik bir şey. Yani bir toplumu ayakta tutan, yaşamın her alanında var olan, insanların bilinçli ya da bilinçsizce takip ettiği, uymak zorunda olduğu kurallar.

Şimdi bir dakika, bu kadar önemli bir kelimeyi anlamadan rahatlayacak mıyım? Tabii ki hayır! Hadi, biraz daha derinlemesine bakalım.

Eski Türklerde Tüz Nasıl Uygulandı?

Şimdi, birisi gelip size “Tüz”ün anlamını anlatacak, eğer “Eski Türklerde tüz ne demek?” diyorsanız, büyük ihtimalle cevap şu şekilde olacaktır:

“Tüz, Eski Türklerde halkı düzenleyen geleneksel kurallardı, dostum!”

Bu kadar! Ama işin içinde bazı komik detaylar var. Tüz, sadece bir kelime değil, aynı zamanda toplumun yapı taşlarını belirleyen bir şeydi. Eski Türklerde, bu kurallara uymayanlar için ciddi sonuçlar vardı. Hani bizim “kurallara uymamak” dediğimiz şey, “Aman, öğretmen kızacak,” ya da “Evet, patronun gözüne girmem lazım, şunu yapayım,” şeklinde olabilir. Ama Eski Türkler için durum biraz daha sertti. “Tüz’e uymayan kişi, ciddi sonuçlarla karşılaşır” diyebiliriz. Eğer bir kabilenin lideri ya da oradaki bir üst sınıftan biri, tüz kurallarına uymazsa, sadece topluluk değil, Tanrı bile ceza verirmiş! Şu anki halimize bakınca, biz ne kadar şanslıyız! Kimin ne dediği de bir dert, iş yerinde, ya da bir arkadaş grubunda bile tüz kurallarına uyduğumuzda ödüllendirilmiyoruz. 🙂

Tüz ve Toplumsal Adalet

Eski Türkler, toplumsal adaleti sağlamak için tüz kurallarını çok ciddiye alırlarmış. Hani bugün böyle sosyal medya paylaşımlarımızda “Adalet yerini buldu!” yazan postlar atıyoruz, ya da bazen polisler daha fazla görünmesin diye sessiz kalıyoruz. Ama o zamanlar adalet, yalnızca devletin ya da hükümetin işlediği bir konu değildi. Eski Türklerde, adalet aslında herkesin içinde vardı. Yani adaletin sağlanmasında, işte tüz kuralları devreye giriyordu.

Tüz, yalnızca yönetici sınıfın değil, halkın da uyduğu bir sistemdi. Çiftçilerin, esnafın ya da köylülerin dahi bu kurallara uyması gerekiyordu. Eğer bir kişi, halk arasında saygı gösterilecek bir iş yapmışsa ve bu iş tüz kurallarına uygunsa, toplum tarafından onurlandırılırdı. Yani Eski Türklerde tüz kurallarına uymak, toplumda saygı görmek ve başarılı olmak anlamına geliyordu.

Tabii, bazen bu kurallar biraz “hadi ya!” dedirtebilecek cinsten olabiliyor. Şöyle ki, tüz, eski toplumda o kadar sağlam bir yapıydı ki, bir kişinin yanlış bir şey yapması durumunda, topluluk, ona karşı “hayır, sen burada ne işin var?” derdi. Hani belki de “sistem mi?” dedikleri şeyin işleyişi buydu.

Eski Türklerde Tüz: Günümüzle Paralellik

Bazen bir konuya dalıp gidiyorum ama gerçek şu ki, Eski Türklerde tüz kurallarına uymak kadar, bu kuralların halk tarafından nasıl içselleştirildiği de önemli. Bugün toplumumuzda da benzer kurallar var ama bu kurallar biraz daha “devlet” temelli oluyor. “Tüz kurallarını değiştirip, yeni kurallar eklemek için devlete ve hükümete başvurmanız gerek” diyorsunuz.

Ama eski Türklerde işler farklıydı. Tüz kurallarını değiştiren kişi genellikle hükümdar ya da toplumun liderleri olurdu ama bu liderler, halkın da onayını almak zorundaydı. Yani hükümdarın bir tüz kuralını değiştirebilmesi, halkın buna onay vermesi ile mümkün oluyordu. Bizde de benzer şekilde toplumsal düzenin sağlanması ve yeni yasaların uygulanması için halkın rızası önemli olsa da, bazen devletin kendisi de tek başına çok ciddi değişiklikler yapabiliyor.

Hani şu an herkesin sosyal medyada kafasına göre görüş belirlediği zamanlarda “tüz” olsaydı, büyük ihtimalle kocaman bir tüz komitesi kurardık. 🙂 Gerçekten, Twitter’daki herkesin görüşüne göre yeni bir kural oluştursak, eminim bazı “eski usul tüz kuralları” oldukça faydalı olabilirdi.

Sonuç: Eski Türklerde Tüz Ne Demek?

Sonuç olarak, tüz kelimesi, Eski Türklerde toplumu yöneten ve yönlendiren çok önemli bir kavramdı. Eski Türkler, bu kurallar sayesinde bir arada yaşayabiliyor ve düzeni sağlayabiliyorlardı. Bugün biz de bazı kurallara uyarak toplumda düzen sağlıyoruz ama eski zamanlardaki kadar katı, disiplinden yana bir yaklaşımımız yok. Tüz, hem devleti hem halkı birleştiren bir köprüydü. Belki bizler de zaman zaman eski usul tüz kurallarına ihtiyacımız olduğunu hissediyoruz. Hani bazen “keşke biraz daha düzenli, biraz daha kurallı olsa” dediğimiz anlar oluyor. Kim bilir, belki de sadece biraz daha tüz gerektiriyordur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet mobil giriş