Hünkar Ne Demek? Osmanlı’dan Günümüze Bir Kelimenin Derin Yolculuğu Türkçede zaman zaman karşılaştığımız “hünkar” kelimesi, kökeni ve kullanımıyla dikkat çeker. Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar uzanan bu kelimenin anlamını ve tarihsel arka planını keşfetmek, dilimizin zenginliğini anlamamıza yardımcı olacaktır. Kelimenin Kökeni ve Etimolojisi “Hünkar” kelimesi, Farsça kökenli olup, “Tanrı, hâkim, hükümdar, âmir, efendi, sahip, bey” gibi anlamları bulunan “hudâvendigâr” kelimesinin kısaltılmış biçiminden türetilmiştir. Bu kelime, Orta Farsça “χʷadāy” (hükümdar) ve “avant” (taht, yüksek makam) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. İlk Osmanlı hükümdarları, “Gazi” unvanının yanı sıra “Hudâvendigâr” ve “Gazi Hünkâr” unvanlarıyla da anılmıştır. Bu unvanlar, padişahların yüceliğini ve otoritesini vurgulamak amacıyla kullanılmıştır. Osmanlı’da…
4 YorumKategori: Makaleler
Hortlak: Edebiyatın Karşıtlıklar Arasında Yaşayan Sessiz Fısıldayanı Kelimelerin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, bir kelimenin ardında yatan anlamları çözümlemek ve bu anlamların ışığında yeni dünyalar inşa etmek üzerine kurulu bir sanattır. Her kelime, bir bakış açısını, bir hissiyatı, bir dünyayı taşır. “Hortlak” kelimesi de bu tür kelimelerden biridir. Gerçekten ne anlama gelir? Bir hayaletin veya bir ölü ruhun bedeni mi? Yoksa içinde bulunduğumuz dünyada yaşarken aslında bir hayalet gibi var olan, bir yandan var olup bir yandan yok olan bir insanın imgeleri mi? Edebiyat, daima hayaletlerle doludur. Bu hayaletler yalnızca mezarlıklarda değil, sayfalarda da varlık gösterir. Birçok farklı anlamla…
8 YorumHisteri Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnceleme İnsan, dünyaya yalnızca gözleriyle bakmaz. Her şeyin bir anlamı vardır, ama o anlamları anlama ve yorumlama biçimimiz, bizim kim olduğumuzu tanımlar. Histeri, bu anlam arayışında zaman zaman bizleri gölgelerde kaybolmaya iten bir kavram olarak ortaya çıkar. TDK’de “histeri,” ruhsal bir hastalık olarak tanımlansa da, felsefi bir bakış açısıyla bu kavram, çok daha derin ve çok katmanlı bir şekilde ele alınabilir. İnsanlık tarihindeki en eski hastalık kavramlarından biri olan histeri, yalnızca bireysel bir psikolojik durumu değil, insanın kendisini, dünyayı ve varoluşunu sorgulayan bir araç olarak da karşımıza çıkar. Bu yazıda, histeri kavramını etik,…
8 YorumHikayecik Nedir? Bir Filozofun Bakışıyla Hikaye ve Gerçeklik Felsefe, insanın evrendeki yerini, bilgiyi ve gerçeği sorgulamasıdır. Hayatın anlamını, varoluşun derinliklerini keşfetmeye çalışırken, anlam yüklediğimiz kelimeler de bu yolculukta önemli birer araçtır. “Hikayecik” kelimesi de, yüzeyde basit bir anlatı gibi görülebilir; ancak dilin ve anlatının anlam dünyasına dair daha derin bir sorgulamayı başlatabilir. Peki, hikayecik neyin diğer adıdır? Sadece basit bir anlatı mı, yoksa daha derin bir felsefi anlam mı taşır? İşte, bu sorulara etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden bakarak hikayecik kavramını incelemeye çalışacağız. Hikayecik ve Etik: Anlatının Toplumsal Sorumluluğu Etik, doğru ve yanlış arasındaki farkları sorgulayan bir disiplindir. Hikayecik, genellikle…
6 YorumAtlas Böceği Kaç Kilodur? Bir Psikolojik Bakış Bazen, doğanın en sıradan gibi görünen detayları, insan psikolojisinin derinliklerine dair önemli ipuçları verebilir. Bu yazıda, Atlas böceği gibi büyük ve etkileyici bir böceğin ne kadar ağır olduğuna odaklanmak, belki de düşündüğümüzden çok daha fazlasını keşfetmemizi sağlayabilir. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemeye çalışırken, fiziksel büyüklük, güç ve korku gibi unsurların içsel dünyamızda nasıl yankı bulduğunu gözlemlemek oldukça ilginçtir. Atlas böceği, doğanın en büyük böceklerinden biri olarak dikkat çeker, ancak bu tür bir canlıyı anlamak, yalnızca onun fiziksel özelliklerinden değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal algılarımızdan da etkilenir. Peki, Atlas böceği ne kadar…
8 Yorum12 makam nedir? Küresel ve yerel bakışla bir yolculuk Konuya farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, “12 makam nedir?” sorusu bana tek bir cevaptan çok, birbirine dokunan hikâyeler çağrıştırıyor. Müzikal “makam/maqam/muqam” geleneği; Orta Doğu’dan Orta Asya’ya, Anadolu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir haritanın ortak dili. Bu yazıda hem dünya ölçeğinde, hem de yerelden bakarak “12” sayısının neden ve nasıl bir referans noktası olduğuna değineceğim. Okurken kendi deneyimlerinizi de düşünün: Duyduğunuz bir ezgi size hangi coğrafyayı anımsatıyor? Yorumlarda buluşalım. 12 makam nedir? Kısa cevap: “12 makam” tek bir evrensel liste değildir; farklı kültürlerin çekirdek modal kümelerini adlandırma biçimidir. Bazı geleneklerde 12…
8 YorumŞarkının Giriş Müziğine Ne Denir? Bir “Intro”nun Kalbe Düşen İlk Kıvılcımı Bu yazıyı, size bir hikâye anlatmak için açıyorum. Çünkü bazen tek bir notanın söylediği şeyi binlerce kelime anlatamaz. “Şarkının giriş müziğine ne denir?” diye sorulduğunda, teknik bir cevap vermek kolay: intro. Ama o ilk anın, kalbe değen ilk kıvılcımın arkasında bir dünyanın saklı olduğunu birlikte keşfedelim. Stüdyoda Bir Gece: Efe ve Derya’nın Şarkısı Gece yarısını çoktan geçmişti. Küçük stüdyo, sarı bir abajurun ışığında uykusunu unutmuş gibiydi. Müzik yapımcısı Efe, kulaklığını takmış, ekrandaki ölçüleri tek tek tarıyordu. Derya ise, pencereden sızan rüzgârın ritmine kapılmış, elinde defteriyle mırıldanıyordu. Efe’nin zihni netti:…
8 YorumKarayolları Yeni Genel Müdürü Kim? Toplumsal Yapıların ve Cinsiyet Rollerinin İşlevi Bir Sosyologun Gözünden: Toplumsal Yapılar ve Bireyler Arasındaki Etkileşim Toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla nasıl etkileşime girdiğini anlamak, sosyolojik bir araştırmacı için en heyecan verici ve karmaşık deneyimlerden biridir. Her toplum, hem bireysel tercihler hem de yapısal normlarla şekillenen bir denge kurar. Peki, toplumdaki bu dengeyi kimler kurar ve nasıl şekillenir? Hangi toplumsal yapılar, bireylerin toplumsal rollerini nasıl etkiler? Bugün, çok sayıda toplumsal faktörü bir araya getiren bir soruyu ele alıyoruz: “Karayolları yeni Genel Müdürü kim?” Bu basit gibi görünen sorunun ardında, çok daha derin sosyolojik analizlere yol…
8 YorumHışır Poşet Hammaddesi Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir Değerlendirme Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşünen bir ekonomist, her ne kadar küçük görünse de, hışır poşet hammaddesi gibi basit bir ürünün bile piyasadaki etkilerini derinlemesine incelememiz gerektiğini savunur. Kaynaklar sınırlıdır, buna bağlı olarak da üretim süreçlerinde hangi malzemenin kullanılacağı, hangi üretim yöntemlerinin tercih edileceği ve nihayetinde hangi ekonomik sonuçların doğacağı, karmaşık bir şekilde birbirine bağlıdır. Bu yazıda, hışır poşet hammaddesinin ekonomi üzerindeki etkilerini piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah ekseninde ele alacağız. Hışır Poşet Hammaddesinin Tanımı ve Kullanımı Hışır poşet, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan ancak üzerinde pek fazla durulmayan bir…
Yorum BırakHeykeltraş Ne Kadar Maaş Alır? Felsefi Bir Bakış Sanat, insanın en derin duygularını, düşüncelerini ve varoluşsal sorularını dışa vurabildiği bir yoldur. Heykel, bu yolun somut bir örneğidir; bir taşın, bronzun ya da mermerin, insan ruhunun dilini konuşmasını sağlamak, heykeltıraşın varoluşsal görevlerinden biridir. Ancak heykeltraşlık, sadece maddi bir iş değil, aynı zamanda anlam yüklü bir yaratım sürecidir. Peki, bir sanatçının emeğinin karşılığı olan maaş, bu derin anlamla ne kadar örtüşebilir? Bu yazıda, bir heykeltıraşın maaşını felsefi bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Etik Perspektiften Heykeltraşın Maaşı Bir işin maaşı, onun etik değerleriyle doğrudan ilişkilidir. Heykeltraşın aldığı maaş, sanatın toplumsal değerini ve emeğin karşılığını…
8 Yorum